Bilimsel kaynaklara dayalı, toplum sağlığı odaklı yayıncılıkSon güncelleme tarihi ve kaynakça her içerikte gösterilir
UZMAN YAZISI

Kan sulandırıcı alan hastada burun kanamasının yönetilmesi

Burun kanaması olan warfarin hastasında antikoagülanı otomatik olarak kesmek yerine önce kanamayı lokal olarak kontrol etmek; eş zamanlı INR’yi ve kanamanın ciddiyetini değerlendirmek gerekir. Warfarinin kesilmesi veya geri çevrilmesi, hastanın tromboemboli riskiyle birlikte kararlaştırılmalıdır.

Prof. Dr. Sinan Altan KocamanKardiyoloji · Davetli yazar
Kan sulandırıcı alan hastada burun kanamasının yönetilmesi için tıbbi bilgilendirme görseli

Pratik yönetim algoritması

  1. Önce kanamanın ağırlığını belirleyin

Acil/hastane değerlendirmesi gerektiren bulgular:

* Hemodinamik bozukluk, senkop, belirgin halsizlik

* Ağız ve farenkse yoğun kan akışı, posterior epistaksis kuşkusu

* Doğru kompresyona rağmen 15–20 dakikada durmayan kanama

* Tekrarlayan veya yüksek hacimli kanama

* Hemoglobin düşüşü, transfüzyon ihtiyacı

* INR’nin belirgin yüksek olması

* Eş zamanlı aspirin, klopidogrel veya NSAİİ kullanımı

* Yaşlılık, ciddi hipertansiyon, karaciğer/böbrek hastalığı

  1. İlk lokal müdahale
  2. Hasta oturtulur ve öne eğilir; baş geriye yatırılmaz.
  3. Burun içindeki büyük pıhtılar nazikçe temizlenir.
  4. Burnun kemikli kısmı değil, yumuşak kanatları iki taraftan kesintisiz 15–20 dakika sıkılır.
  5. Uygunsa lokal vazokonstriktör uygulanabilir:

* Oksimetazolin veya ksilometazolin emdirilmiş pamuk/tampon.

  1. Kanama odağı görülüyorsa:

* Tek taraflı gümüş nitrat koterizasyonu,

* Elektrokoter veya uygun lokal hemostatik materyal.

  1. Devam ediyorsa KBB tarafından tamponlama yapılır. Antikoagüle hastalarda çıkarılırken yeniden kanama riskini azaltmak amacıyla rezorbe olabilen tampon/hemostatik materyal tercih edilebilir.
  2. Uygun olguda topikal traneksamik asit düşünülebilir; ancak kanıtlar heterojendir ve sistemik tromboemboli riski ayrıca değerlendirilmelidir.
  3. Aynı anda laboratuvar ve neden araştırması

* INR ve PT

* Hemogram, trombosit

* Gerektiğinde kreatinin ve karaciğer fonksiyonları

* Kan basıncı

* Son warfarin dozu ve hedef INR

* Yeni başlanan antibiyotik, amiodaron, azol antifungal, NSAİİ veya bitkisel ürün

* Beslenme değişikliği, ishal, ateşli hastalık veya alkol kullanımı

* Aspirin/klopidogrel gibi eşlik eden antitrombosit tedavinin gerçekten gerekli olup olmadığı

INR ve kanamanın ağırlığına göre warfarin yaklaşımı

Klinik durum Genel yaklaşım

Hafif, kısa süreli kanama; INR hedef aralıkta Lokal tedavi yeterlidir. Warfarin çoğunlukla sürdürülür; rutin vitamin K verilmez.

Tekrarlayan veya klinik açıdan anlamlı kanama; INR hedefin üzerinde Lokal kontrol yanında warfarinin bir veya birkaç dozunun atlanması düşünülebilir. Erken INR kontrolü ve doz yeniden düzenlenmesi gerekir. Vitamin K kararı INR yüksekliği, kanama ve tromboz riskine göre bireyselleştirilir.

Kanama kontrol edilemiyor fakat majör kanama ölçütlerini karşılamıyor KBB müdahalesi, warfarinin geçici olarak tutulması ve hematoloji/kardiyoloji değerlendirmesi. Düşük doz oral/IV vitamin K seçilmiş hastalarda düşünülebilir.

Majör veya yaşamı tehdit eden kanama Warfarin kesilir; IV vitamin K ve dört faktörlü protrombin kompleks konsantresi (4F-PCC) ile acil reversiyon yapılır. PCC yoksa taze donmuş plazma düşünülebilir. Yatış ve yakın takip gerekir.

Yaşamı tehdit eden kanamada sıklıkla 5–10 mg yavaş IV vitamin K + ağırlık ve INR’ye göre 4F-PCC kullanılır. Burada amaç yalnızca INR’yi düzeltmek değil, hızlı ve kalıcı hemostaz sağlamaktır. Vitamin K tek başına yavaş; PCC tek başına ise geçici etkilidir.

Özellikle kaçınılması gerekenler

* Hastanın kendi kendine warfarini tamamen kesmesi

* INR görülmeden rutin yüksek doz vitamin K verilmesi

* Kanama durmuşken yalnızca “warfarin kullanıyor” diye tam reversiyon yapılması

* Burun içine peçete veya pamuk doldurup sık sık çıkarmak

* Başın geriye yatırılması

* NSAİİ kullanılması

* Kanama sonrası 24–48 saat sert sümkürme, ağır egzersiz, sıcak duş, sıcak içecek ve burunla oynama

Nüksün önlenmesi

* Serum fizyolojik sprey veya jel ve ortam nemlendirmesi

* Nazal vestibüle ince tabaka nemlendirici jel

* Travma ve sert sümkürmeden kaçınma

* INR’nin daha sık kontrolü

* Tekrarlayan tek taraflı epistaksiste KBB endoskopisi; septal lezyon, telanjiektazi veya tümör dışlanması

* Warfarin endikasyonunun ve hedef INR’nin yeniden doğrulanması

* Mekanik kapak yoksa ve klinik olarak uygunsa, tekrarlayan kanamalarda DOAC’a geçiş seçeneğinin ayrıca değerlendirilmesi

Özetle: Terapötik INR’deki hafif anterior epistaksiste warfarini kesmeden lokal kontrol; supraterapötik INR veya dirençli kanamada kısa süreli doz düzenlemesi; majör kanamada ise vitamin K + 4F-PCC doğru basamaklandırmadır. AAO-HNS yaklaşımı da yaşamı tehdit etmeyen kanamalarda antikoagülasyonu geri çevirmeden önce lokal ve birinci basamak yöntemlerin uygulanmasını önerir. AAO-HNS Nosebleed Guideline⁠, NHS epistaksis ilk yardımı⁠.

Www.drkocaman.com

Videoyu YouTube’da aç ↗