Sepsis ilişkili kardiyomiyopati hakkında temel bilgiler
Sepsis ilişkili kardiyomiyopati, ağır enfeksiyon ve düzensiz bağışıklık yanıtı sırasında kalbin kasılma veya gevşeme işlevinin geçici olarak bozulabildiği klinik tablodur. Tek ve evrensel bir tanım bulunmadığından düşük tansiyonun sıvı kaybı, damar genişlemesi, mevcut kalp hastalığı, koroner olay ve stres kardiyomiyopatisi gibi diğer nedenleri ayırt edilmelidir. Yatak başı ekokardiyografi sol ve sağ karıncık işlevini, dolum durumunu ve tedaviye yanıtı değerlendirmede yardımcı olur; troponin veya natriüretik peptit yüksekliği tek başına tanı koydurmaz. Tedavinin temeli sepsisin hızlı kontrolü, uygun antibiyotik, dolaşım-solunum desteği ve sıvı ile damar destekleyici ilaçların kişiye göre ayarlanmasıdır. Kalp işlev bozukluğu çoğu hastada düzelebilir, ancak her olguda aynı seyir beklenmez. Sepsis hastası yoğun bakım koşullarında sürekli yeniden değerlendirilmelidir.
Nasıl değerlendirilir?
Ağır enfeksiyonda dolaşım bozukluğuna kalp işlev değişikliği eşlik edebilir. Ekokardiyografi, kan basıncı ve organ perfüzyonu birlikte değerlendirilir. Troponin yüksekliği varsa bunun otomatik olarak damar tıkanıklığı anlamına gelmediği göz önünde tutulur.
Tedavi ve izlemde nelere dikkat edilir?
Öncelik enfeksiyon ve dolaşımın hastanede yönetimidir. Sıvı ve dolaşım desteği kalbin anlık durumuna göre düzenlenir. Akut hastalık sonrasında kalp işlevi yeniden değerlendirilerek kalıcı sorun olup olmadığı araştırılır.
Sepsis sırasında düşük EF kalıcı mıdır?
Bazı kişilerde enfeksiyon kontrolüyle düzelebilir; kalıcı hasar veya önceden var olan hastalık da olabilir. Sonuç tek bir yoğun bakım ölçümünden değil, seyir ve kontrol görüntülemesinden anlaşılır.
Kaynaklar ve ileri okuma
Konunun değerlendirme çerçevesi için seçilmiş kılavuz ve bilimsel yayınlar: